ISBN13 978-975-342-792-0
13X19,5 cm, 184 s.
Liste fiyatı: 23.00 TL
İndirimli fiyatı: 18.40 TL
İndirim oranı: %20
Bu kitabı arkadaşına tavsiye et
AYIN ARMAĞANI KİTABIAYIN ARMAĞANI KİTABI
Doyma Noktası
7. Basım
Liste Fiyatı: 18.50 TL yerine armağan
Diğer kampanyalar için
 
Çoğul Estetik
Yayıma Hazırlayan: Eylem Can, Semih Sökmen
Kapak Resmi: Paul Klee
Kapak Tasarımı: Emine Bora
Kitabın Baskıları:
1. Basım: Nisan 2011
3. Basım: Mart 2016

Nasıl oluyor da belli bir sanat eserini, bir anda, kendiliğinden beğeniyor ya da beğenmiyoruz? Bir şeyi "sanat eseri" yapan nedir? Güzelliğin doğruluk'la, ya da gerçek'le ilişkisi ne? Neden bazı çağdaş sanat eserleri karşısında şaşırıyor, "anlayamamaktan" sıkıntı duyuyoruz? Sanatlar karşısındaki beğeni ya da yergilerimiz sandığımız kadar kişisel mi?

Bunlar, antik çağlardan günümüze bütün bir sanat tarihi boyunca yanıt aranmış sorular. Jale Nejdet Erzen bu soruları çoğulcu bir yaklaşımla ele alırken, tarih boyunca ortaya çıkmış belli başlı sanat ve estetik kuramlarını tartışarak, varlık ve imge arasındaki ilişkiyi, sanat ve hakikat ilişkisini, varlığı sanat yoluyla temsil etmenin sorunlarını, farklı toplumlardaki farklı estetik yaklaşımların kültürle ve zaman-mekân algısıyla ilişkisini inceliyor. Batılı ve Batı-dışı kültürler arasındaki temel farklılıkları irdeleyen kitap, tarih içinde tamamen ters yönleri tercih etmiş görünen farklı eğilimlerin aslında nasıl birbirlerini etkilemiş olduklarını ve sonuçta "kavuşan zıtlıklar" oluşturduklarını gösteriyor.

Jale Nejdet Erzen, belki tam da bu nedenle, sanata çok farklı açılardan yaklaşılabileceğini ve bunların hepsinin belli bir hakikat payı taşıyabileceğini savunuyor: Sanata dair ayırt edici niteliğin, heyecan ve tutkunun da, ancak bu "çoğulluk" ile anlam kazanabildiğine işaret ediyor.

İÇİNDEKİLER
Giriş
1 Sanatın Sınırsızlığı ve Tanımlar
2 Kültürel Kapsam
3 Temsil
4 Sanat Kuramları
5 Doğu-Batı: Estetik Farklar
6 Doğu-Batı: Kavuşan Zıtlıklar
7 Modernizm ve Anlamlılık
8 Estetik Yargı
9 Çağdaş Sanat ve Estetik
Kaynakça
OKUMA PARÇASI

Giriş, s. 11-17.

Yakın zamana kadar yalnızca sanat felsefesi olarak anlaşılan estetik, son otuz yıldır sanat ve kültür üzerine her türlü düşünceyi ve söylemi kapsadığı gibi, çoğu kez eleştiri, kültür incelemeleri ve sanat, mimari ve kent tarihi ile de pek çok ortak ilgi alanı geliştirmiştir. Bu geniş inceleme alanına bakarak estetiğin farklı anlamlarını belirlemek ve estetik yargı ve sanat çözümlemelerinde bu metinde kullanılan fenomenolojik yöntemin ne olduğunu açıklayarak başlamak yerinde olacak.

1750-58'de yayımlanan Theoretische Ästhetik kitabında Baumgarten "estetik" terimini algılanan farklı duyumsal nitelikler için "Wissenschaft der sinnlichen Erkenntnis", yani duyumsal idrakin bilimi olarak kullanmıştır.(1) Bu tanıma göre estetiği en sade şekilde "duyumsallık" olarak yorumlayabiliriz. Böyle genel ve temel bir yorum, aslında daha akademik kullanımları da belirlemektedir. Bu nedenle, estetiği sanat felsefesi olarak ta...

Devamını görmek için bkz.
ELEŞTİRİLER GÖRÜŞLER

Necmi Karkın, “Çoğul estetik ile karşılaşırken”, Birgün Kitap Eki, 2 Temmuz 2011

Estetik, batı felsefesi geleneğinde sanat ve güzelin gerçekle olan ilişkisi sorgulama alanıdır. Platondan bu yana gelen “güzellik” ve “beğeni” kavramları, Baumgarten tarafından “duyumsallık” olarak bilimsel alana çekilmiştir. Ama estetik her zaman sadece duyumsal algı değil kültürel düşünce ve söylemlerini kapsayan tartışma alanı oluşturmaktadır. Estetik, modern sanatta daha önce belirlenmiş kuramların beklentileriyle belirlenen güzellik algısının değil, onu değiştiren aynı zamanda nesneyi tanımlayabilecek alandır.

Sanatı anlamsal olarak çeşitli kültürlerce hangi tanımlara dahil edildiği önemlidir. Kültürel değişim ve etkileşimlerinin bu süreçteki önemi, estetik olguların tanımlama olanaklarıyla giderek artmaktadır.

Estetiğin sanat ve kültür yapılarındaki belirleyici yönü, Antik Yunan ve Batı kültürü düşünürlerinin teorileriyle belirlenmiştir. Estetik algının kültürel...

Devamını görmek için bkz.

E. Murat Çelik, “Evrensel ve çoğul bir estetiğe doğru”, Cumhuriyet Kitap Eki, 9 Şubat 2012

Son on yıldır Türkiye’de güncel sanatın daha bir görünür hale geldiğini gözlemleyebiliyoruz. İstanbul merkezli bu hareketlilik açılan yeni müzeler, galeriler, iyiden iyiye kurumsallaşan bienal ile kendini gösteriyor. Öte yandan Contemporary İstanbul gibi satış amaçlı sanat fuarları, Sotheby’s, Saatchi Gallery gibi dünya çapında iş yapan müzayede şirketlerinin İstanbul’u da portföylerine katmaları ve Antik A.Ş. gibi yerli müzayede şirketlerinin Türkiye’de üretilen sanatı dünyaya sunma çabaları da bu yükselişin küresel sanat piyasası ile olan ilişkilerine dair bir şeyler söylüyor bize.

Tüm bu gelişmeler Türkiye’de daha önce bir sanat üretilmediği anlamına gelmiyor elbette. Sadece başta da belirttiğimiz gibi Türkiye’de de sanat, küresel sanat piyasasına eklemlenerek daha görülür hale geliyor. Sanatın piyasa ile ilişkisi ayrı bir soru olarak bir kenarda dursun, bu...

Devamını görmek için bkz.

Şener Öztop, ''Felsefe estetik hakkında ne düşünür?'', Cumhuriyet Kitap Eki, 17 Ocak 2013

Alain Badiou, 'Zaten felsefenin meselesi düşünmeyi düşünmektir' [1] der. Sanatı düşüncenin ürünü olarak görür. 'Estetik sözcüğü 'duygusal algı' anlamına gelmektedir. 1750'de Alexander Gottlieb Baumgarten'in ilk kez Âsthetik kitabı doğrudan doğruya duyguların analizidir.' [2] Bu 'güzel duy(g)uyu' düşünerek, görerek, imgeler arasında ilişki kurarak; güzeli aramak/ güzeli bulmak ('estetik obje/süje ilintisiyle'), insanın var oluş dinamiğinin bir ifadesidir. Estetik'in 'sanatla kurduğu ilişkiyle güzellik hakikatin, yani doğru olanın belirtisidir' der Jale Nejdet Erzen Çoğul Estetik kitabında. Çoğul Estetik'te, özenle seçilen birinci el kaynaklardan yararlanılmış. Bununla birlikte salt Batı anlamında est...

Devamını görmek için bkz.
 


Metis Yayıncılık Ltd. İpek Sokak No.5, 34433 Beyoğlu, İstanbul. Tel:212 2454696 Fax:212 2454519 e-posta:bilgi@metiskitap.com
© metiskitap.com 2020. Her hakkı saklıdır.

Site Üretimi ModusNova