ISBN13 978-975-342-332-8
13x19,5 cm, 120 s.
KAMPANYADA
Liste fiyatı: 14.50 TL
İndirimli fiyatı: 6.50 TL
İndirim oranı: %55.17
Bu kitabı arkadaşına tavsiye et
AYIN ARMAĞANI KİTABIAYIN ARMAĞANI KİTABI
Son Akşam Yemeği
1. Basım
Liste Fiyatı: 19.50 TL yerine armağan
Diğer kampanyalar için
 
Sabah ile Nurettin
Bir Aşk Öyküsü
Yayıma Hazırlayan: Haldun Bayrı
Kapak Tasarımı: Emine Bora, Semih Sökmen
Kitabın Baskıları:
1. Basım: Eylül 2001

Sabah ile Nurettin Hatay’ın Samandağı ilçesinde iki genç nişanlıydı. Nurettin adli bir hata sonucu uzun yıllarını hapishanelerde geçirmek zorunda kaldı. Sabah, ailesinin tüm baskılarına ve çevresinden gelen tacizlere rağmen aşkını içinde büyüttü.

Nurettin firar etti, yıllarca Suriye ve Lübnan’da başıboş dolaştı. Tekrar yakalandı, bir cezaevinden diğerine nakledildi ve sık sık hücre cezası aldı. Sabah ise "uğursuz gelin" diye karalandı, zorla Almanya’ya bir akrabasının yanına gönderildi ve aşağılanmayla dolu bir dünyaya girdi.

Yıllarca birbirlerinden uzak kaldılar. Hayata ve çevrelerine aşklarıyla direndiler. Çile ve azap dolu on beş yılın sonunda birbirlerine kavuştular. Sonunda gerçek Bir Aşk Öyküsü ortaya çıktı.

Suna Aras, Sabah ile Nurettin’in yaşadıklarını, kendi ağızlarından ve yakın çevrelerinin tanıklıklarıyla aktarıyor. Birbirlerine yolladıkları mektuplar da bu öyküyü tüm insaniyetiyle belgeliyor.

İÇİNDEKİLER
Sunuş
Nurettin Yılmaz
Sabah Yılmaz
Yakın Çevreden Tanıklıklar
Sabah ile Nurettin'in Çocukları
Nurettin'den Sabah'a Mektuplar
Sabah'tan Nurettin'e Mektuplar
OKUMA PARÇASI

Giriş, s. 7-9

24 Ağustos 1998 yılında Antakya Tavla ve dokuz belde belediyesinin düzenlediği Dostluk ve Dayanışma Festivali'nde sunuculuk görevini üstlendiğim sırada tanıdım onları. Festivale davetli konukların bir kısmını evlerinde ağırlıyordu Sabah ile Nurettin. Mithat Yıldız da evlerindeki konuklardan biriydi. Aynı zamanda kadim dostlarıydı. Nurettin ile Mithat çok farklı nedenlerden de olsa aynı cezaevinin ayrı koğuşlarını ama aynı volta alanını paylaşmışlardı uzun süre. Cezaevinde başlayan dostlukları sürüyordu. Mithat, "Seni çok ilginç yaşam öyküleri olan bir aileyle tanıştırmak istiyorum," dediğinde heyecanla kabul etmiştim. Festival süresince evinde konuk olduğum Tavla Belediye Başkanı Hasan Turunç'la birlikte gidiyoruz randevuya. Araba geniş ve güzel bir bahçe içinde bulunan üç katlı villanın önünde durduğunda biraz şaşırdığımı itiraf etmeliyim. Bir an, kafamdaki öykü kahramanlarıyla, bu gerçekten görkemli ve güzel evi bir arada düşünemiyorum nedense. Bahçede ı...

Devamını görmek için bkz.

"Sabah'tan Nurettin'e Mektuplar", s. 102-111

31 Ekim 1978

Canım Nişanlım, göndermiş olduğun dünya kadar sevimli mektubunu aldım. Çok memnun oldum. Galiba hastasın, çok merakta kaldım. İyi ki Adana'ya gönderdiğim mektubu aldın. Okudun ya, çirkinliğinin zararı yok. Çok acele yazdım, hem de sabahtan. İyi ki beni hiçbir zaman üzmek istememişsin. Ama ne yapalım alıştım artık bunca acılara. Daha da beni bekleme diyorsun. Ne böyle bekleme bekleme durumu ya hu! Üstüme ateş yaksan yine seni bekliyorum. Olan oldu artık. Her gün bir erkeğe takılacak değilim. Dört senem var diyorsun. Doğru mu söylüyorsun, yoksa beni mi korkutuyorsun? Korkulacak ne var? Kaç defa mektuplarımda dedim, değil on üç sene, yirmi sene de olsa bekleyeceğim. Benim hiç acelem yok. Yapacağını yaptın, şimdi de beni deniyorsun. Canımsın. Ben senin aklını değil, babanın aklını bile beğenmem. Bu dünyada bana bir erkek çıkar. Bu erkek beni mutlu etmeyince başkasına mı gideceğim? Yoksa rüyanı mı gerç...

Devamını görmek için bkz.
ELEŞTİRİLER GÖRÜŞLER

Ayşe Arman, “Sabuha ile Nurettin”, Hürriyet Pazar, 23 Eylül 2001

Bu öyküyü okuyup, "Ne var bunda? Normal" derseniz sizi alnınızdan vururum! Üstelik meşru müdafaaya girer, çünkü kimse beni bu çağda iki insanın birbirini aşk yüzünden 15 yıl bekleyeceğine inandıramaz. Filmlerde, romanlarda filan olur, tamam da, gerçekte bir tek örnek gösterenin elini öperim. Yok. Böyle aşklar artık yok...

Sabuha, Nurettin ile tanıştığında 16 yaşında. Birbirlerine vuruluyorlar. Nişanlanıyorlar. Ne var ki, tam evleneceklerken, Nurettin 13 yaşındaki bir kızın o yörenin gençleri tarafından çırılçıplak soyulduğuna tanık oluyor, saldırganları kovalayıp kızı evine gönderiyor. Sen misin onların işine karışan! Nurettin'i tenhada sıkıştırıp zincirlerle saldırıyorlar, o da kendini korumak için bıçakla bir ikisini yaralıyor. Sonuç mu? Cinayete teşebbüsten 13 yıl 6 ay hüküm giyiyor. Sabuha'nın hasretine dayanamadığı için firar ediyor. Tek istediği kızı alıp Suriye'ye kaçmak. Sabuha'nın ailesi izin ...

Devamını görmek için bkz.
 


Metis Yayıncılık Ltd. İpek Sokak No.5, 34433 Beyoğlu, İstanbul. Tel:212 2454696 Fax:212 2454519 e-posta:bilgi@metiskitap.com
© metiskitap.com 2020. Her hakkı saklıdır.

Site Üretimi ModusNova