ISBN13 978-975-342-080-8
13x19,5 cm, 192 s.
Liste fiyatı: 26.00 TL
İndirimli fiyatı: 20.80 TL
İndirim oranı: %20
Bu kitabı arkadaşına tavsiye et
AYIN ARMAĞANI KİTABIAYIN ARMAĞANI KİTABI
Sesin Rengi
1. Basım
Liste Fiyatı: 38.00 TL yerine armağan
Diğer kampanyalar için
 
Bilgi Üzerine Üç Söyleşi
Özgün adı: Three Dialogues on Knowledge
Çeviri: Cemal Güzel, Levent Kavas
Kapak Tasarımı: Semih Sökmen
Kitabın Baskıları:
1. Basım: Temmuz 1995
4. Basım: Ekim 2020

Türkiye'de Yönteme Hayır, Özgür Bir Toplumda Bilim gibi kitaplarıyla tanınan Feyerabend, bu yapıtında Sokratçı söyleşi biçiminden yararlanarak sağduyu ve bilimsel bilgiyi irdeliyor. Göreciliği, bilimin yetkesini, bilimadamlarının cehaletini, varlığın doğasını ve aydınlanmayı sorgulayarak, neyin niye önemli olduğu sorusunu kendisine gerçekten soran okurlara sesleniyor:

"Felsefeciler en aşırı karmaşaların ardında açık seçik ilkeler bulabilmekle övünürler. Çağcıl felsefe, bu bakımdan daha güvençsiz olmakla birlikte yine de karmaşık olayların ardında açık yapılar bulunduğu düşüncesini korur. Birtakım felsefeciler (ama toplumbilimciler, ozanlar bile) metinlere buna uygun biçimde yaklaşır; mantıkça onaylanabilir bir yapının parçası durumuna sokulabilecek bileşenler arayıp bu yapıyı geri kalanları yargılamakta kullanırlar.

"Bu girişim başarısızlığa yazgılıdır. İlkin, bilgiye önemli katkılarda bulunan bilimlerde karşılığı bulunmamasından ötürü. İkincileyin, 'yaşam'da karşılığı olmamasından ötürü...

"...Düşünceler, tıpkı kelebekler gibi, yalnızca varolmakla kalmaz; gelişir, başka düşüncelerle ilişkiye girer, etkide bulunurlar... Platon düşüncelerle yaşam arasındaki uçurumun söyleşiyle aşılabileceğini düşünmüştü - kendisince, geçmiş olayların yüzeysel bir anlatımı olan yazılı söyleşiyle değil değişik ortamlardan gelen kişiler arasında gerçek, sözlü bir alışverişle. Söyleşinin denemeden daha esinleyici olduğuna ben de katılıyorum. Savlar, uslamlamalar üretebilir. Savların, uslamlamaların işin içinde olmayanlar ya da başka bir okuldan uzmanlar üzerindeki etkilerini gösterebilir, bir denemenin ya da kitabın gizlemeye çalıştığı açık uçları ortaya serer, en önemlisi yaşamımızın en sağlam olduğuna inandığımız parçalarının kuruntuluğunu tanıtlayabilir. Sakıncalı yanı, bütün bunların yaşayan kişilerin, gözlerimizin önündeki eylemlerinde değil, kâğıt üzerinde yapılması. Yine bir tür arıtkan etkinliğe katılmaya çağrılıyoruz, başka sözler kullanırsak, yine yalnızca düşünmeye çağrılıyoruz. Yine, 'salt' bilgi de içinde olmak üzere, yaşamlarımızı gerçekten biçimleyen düşünce, algı, duygu arasındaki savaşlardan çok uzağız..." – Paul Feyerabend

İÇİNDEKİLER
Birinci Söyleşi (1990)
İkinci Söyleşi (1976)
Üçüncü Söyleşi (1989)
Sonsöz
OKUMA PARÇASI

Sonsöz, s. 183-87

Ortalıkta söylenene bakılırsa, düşünceleri ya da düşünce dizgelerini gevşekçe, mektuplarda, telefon konuşmalarında, yemekte söyleşirken ele almak olanaklıysa da biçimlerini, sonuçlarını, benimsenme nedenlerini açıklamanın upuygun biçimi bir yazı ya da kitaptır. Yazıda (kitapta) bir baş, orta, son vardır. Bir serim, gelişim, bir sonuç vardır. Bundan sonra düşünce (dizge) bir derleyicinin kutusundaki ölü kelebekler ölçüsünde açık, iyice tanımlanmış olur.

Oysa düşünceler, tıpkı kelebekler gibi, yalnızca varolmakla kalmaz; gelişir, başka düşüncelerle ilişkiye girer, etkide bulunurlar. Bütün fizik tarihi, ilkin Parmenides'in dile getirdiği, değişimin kimi nesneleri etkilemediği varsayımına bağlıdır. Sayıltı hemencecik dönüştürülmüştür: eşitliğin korunumu Varlığın korunumundan alabildiğine uzaktır. Bir yazının ya da kitabın sonu, sonmuş gibi dilegetirilse de gerçekten bir son değil, aşırı ağırlık kazanmış bir geçiş noktasıdır öyleyse. Klasik bir ağlatı g...

Devamını görmek için bkz.
 


Metis Yayıncılık Ltd. İpek Sokak No.5, 34433 Beyoğlu, İstanbul. Tel:212 2454696 Fax:212 2454519 e-posta:bilgi@metiskitap.com
© metiskitap.com 2020. Her hakkı saklıdır.

Site Üretimi ModusNova