Ayşe Kulin, “Biz sende tutuklu kaldık”, Radikal Kitap Eki, 15 Aralık 2006
Koparıp bir gül takmıştınız o gün
Göğsüme gizli bahçenizden, pembe
Demiştiniz, "Ne füsunkâr durdu pembe gül
Sütten daha ak teninizde."
Ben o gün yandım işte
Çok zaman oldu, siz evliydiniz
Ben kaldım hâlâ,
O yüreğimin vurgun yediği terk edilişte.
Şimdi elinizi vicdanınıza koyup söyleyin bana okurlar, müzikten ayrı düştüğü için sözlerinin eksildiğini düşünen Sezen Aksu, Eksik Şiir adını verdiyse kitabına, en azından bu yukarıdaki dizelere haksızlık etmiş olmuyor mu?
Bu satırların, her iyi şiir gibi, kendi öz bir iç müziği yok mu?
Bu satırların ve bu kitabın içindeki daha nice şarkı sözünün?
Alın işte bir tane daha:
Başka sularda inan seyrim yok
Sana soyundum, varsa yoksa sen
Bir sözün ile ihtiyar olur,
Bahtiyar olur, bu ben.
Okudukça anlıyorum ki Sezen Aksu, en güzel aşk şarkılarının söz yazarıdır.
Üstelik, yazdığı 200'ü aşkın şarkının kimine şiir değeri katmayı, çoğunu da belleklere kazımayı başarmış bir şarkı-sözü yazarı.
Sızlıyor sol yanım
Besteciliğine ve yorumculuğuna hiç girmiyorum. O apayrı bir konu. Sezen'in o alanda, laf üretmenin çoktan aşıldığı bir yerde durduğu malum. İlla da bir şey söylenecekse, o alandaki eleştiriyi müzik insanları getirsin. Ben haddimi bilen ve ancak sözlerle, satırlarla uğraşan biri olarak, yazımı önümdeki kitabın içeriği ile sınırlamalıyım.
Teker teker okuyorum sayfaları ve kulağıma, içime yer etmiş melodiler geliyor. İkinci Bahar'ı, Lale Devri'ni, İstanbul'u okurken örneğin, mırıldanmaya, şarkı söylemeye başlıyorum, önce hafiften sonra avaz avaz. Hepsi Senin mi? ile Şımarık'ı, söylerken şarkı yetmiyor, hızımı alamayıp, ayağa fırlıyor, ellerim havada bir güzel kıvırtıyorum da. Sonra tekrar çöküyorum masaya, sakinleşip okumaya devam ediyorum.
Her bir şarkıda, bu memlekette yaşamakta olan birilerini ya kalbinden vurmuş, ya saçlarından yakalamış Sezen. Aşktan, ayrılıktan içi yananlardan tutun, yavrusundan ayrı düşmüş analara, evde kalmış kızlara, köy düğünlerine ve yaşadığı, büyüdüğü şehirlere kadar, bizim ve bizden olan ne varsa, acısı, sevinci, hasretiyle ve tüm samimiyetiyle girmiş satırlarına.
Ve işte bu yüzden de başka şarkılara benzemiyor onunkiler, alıp götürüyorlar insanı ve yakasını bırakmıyorlar artık, yaşadıkça.
Ben ki birkaç yıl önce, gönlümü ve adını verdiğim Kardelen projesine desteğinden ve inanılmaz katkısından dolayı, bir ortak paydada buluştuğumuza inanmıştım Sezen Aksu'yla, meğer o ortak paydanın yanı sıra, başka neler de neler varmış aramızda, bilmeden paylaştığımız. Aşağıdaki satırlar kuşlarını yuvadan uçuran anaların yürek tellerini tırmalamaz mı? Az mı sızladı benim de sol yanım, oğullarım evden gittikte.
Olmadı akşam yemeğe yetiş bari
Yolunu gözlüyor Perihan hanım
Bu ayrı ev işine alışamadım
Sızlıyor ince ince sol yanım.
Bu satırları ise, bana hiç duyurmadan yüreğimden çalıp, benden önce o yazmış.
Hayat Sana Teşekkür Ederim
Acılarım oldu herkes gibi elbet
Herkese kısmet olmayan sevinçlerim
Unutulmayı da göze aldım, evet
Hayat sana teşekkür ederim!
Ben de sana Sezen Aksu, kulağıma, gözüme, gönlüme kattıkların için teşekkür ederim.