ISBN13 978-975-342-330-4
13X19,5 cm, 212 s.
Bu kitabı arkadaşına tavsiye et
 

Gönül Kıvılcım, “Ev kadınlarının argosu olur mu?”, Radikal 2, 2 Haziran 2002

Argo. Dilin cansuyu. Sabrın, iyiniyetin tükendiği, düz söylemin kısa geldiği anlardaki patlayış. Dilin ele avuca sığmayan yanları. Dipte kaynayan fokurtunun bir çağlayan gibi yüzeye çıkışı. Argo. Küfrün ötesi. Küfrün zeka pırıltılarıyla yıkanması, yunması. Ev kadınlarının, sokak kadınlarının, Romanların, travestilerin; sistemin ezdiklerinin gizli silahı. Taksi şoförlerinin, sokakta yaşayanların dili ters yüz eden söyleyişleri. Taksi şoförü için korna çalmak, taksimetreyi açmak, sinir bozucu sıklıkta vites değiştirmek nasıl yaşamın günlük hallerindense argo da öyledir.

Müşterisi inip taksi durağına döndüğünde, bugün güzel bir ördek düşürdüm (durak olmayan noktalardan yolcu toplamak; hoş güzel kadın müşteri) diye selam çakar meslektaşına. Ya da demin güzel bir kaz (saf, zengin müşteri) yakaladım deyip hasetlendirir duraktakileri.

Argo özgürleştiricidir. Bireyi lezzeti yerinde biryemekmişçesine terbiye etmeye kalkışan anlayışın, beklentileri atlatarak ve taşı gediğine koyarak soluğunu keser.

Kadınlar da kendini ifade ederken argoya başvurur. Geçtiğimiz yıl ekim ayında okurla buluşan Kadın Argosu Sözlüğü'nün hatırlattığı bir gerçeklik... Dildeki masum kelimeleri silkeleyip şoke edici olanlarını bulur çıkarır kadınlar. Höt dedimi oturtan, bir bakışıyla hizaya sokan erkekleri dille vururlar: kocanın iyisi dokuz oturakta paralansın. Erkeğinin dangıl dungulluğunu kendi ezilmişliklerini bir parça mizahla servis ederler: "Kız kocayı bir bok sanır gittiği gece usanır". Bastırdıkları kösnüllüğü argonun yardımıyla çırılçıplak soyarlar: "Kışlık yorgan" (şişman kadın), "perhizi bozmak" (uzun aradan sonra biriyle beraber olmak), "donunun ağı kurumamak", "master yapmak" (mastürbasyon)... Uygarlığın kontrol altına almak için ter döktüğü, "uygun" yerlere kanalize etmeye uğraştığı cinselliğin her an yanıbaşımızda hazır ve nazır olduğunun teslimidir argo.

Kibarca, bir ev kızı edasıyla söylenebilecek şeylerin abartılı bir anlatımla ifade edilişidir. "Haza hanfendi" sınıflamasına giremez belki bunları ağzına alma cüretini gösteren kadınlar. Ama hayat oradadır, onların dilinde. Haza hanfendiler kendilerini ifade edemedikleri için sıkıntıdan patlarken, onlar yaşamın saçmalığını tiye alır, inanılmaz görsel bir dille bu saçmalığı, yaşamın trajikomik durumlarını dışarı vurur, eğlenirler: "Dıgıdık muhabbet" (sevgililerin sürekli el ele gezmeleri), "raf ömrü bitmiş" (biten bir aşk için), "piknik tüp" (kısa boylu ve göbekli erkek)...

Anadolu'nun rengi vardır kadın argosunda. Onlar çocuklarını her şeyi adlı adınca söyleyerek severler. İrkilsek de böyledir. Ve Kadın Argosu Sözlüğü'ne köşesinde değinen Hasan Bülent Kahraman'ın cümleleriyle "Ortada öncelikle 'tanımadığımız' bir kadın var"dır. "Bu, benliği, bilinci, algılaması bütünüyle kendisine özgü bir varlık"tır.

Aslında sıradan evlerde biraz vakit geçirsek, kulaklarımızı açsak, anlarız ki "ev kadınlarının çoğu" biçiminde genellenebilecek denli yaygındır argo. Sansür yasaları kendi kuyruklarını yakalayıp nafile turlar atarlar çünkü evlerde; geçerlilikleri yoktur. Yasak olanın ağza alınmasıdır argo ve rahatlatıcıdır.

Uygarlığa bir başkaldırıdır bu dinamik dil. Ama "uygar" ülkelerde kabul görür ve sineye çekilirken "temiz toplum" yaratma ideallerinin kol gezdiği topraklarda sıkı sıkıya denetlenir. Toplumun ar ve haya duygularını incitmek diye bir kılıf hazırlanmıştır buralarda. Tartışılamaz! Yeter ki diliniz temiz olsun. Çocuğunuzun okul aidatını yatıramayacak, evinize ayda bir kere kıyma alamayacak kadar yoksullaşmış olun ama sakın siz siz olun dilin düz yollarından sapmayın. RTÜK, sansür ve denetleme kurulları görür ve uyarır!

Uyarır; zira argo sarsıcıdır. Dört kapılı gıcır gıcır bir aile arabasında değil kamyonetin arkasında yolculuk etmeye benzer. Yolun sathı bozuksa sırtınızda hissederseniz.

Rüzgara açıktır yolculuk; sersemletir. Arada bir sarsılmak hiç de fena değildir hani. Özellikle, karikatürlerini çok sevdiğim kadın arkadaşımın deyişiyle, hayatın içinden bir fotoğraf donukluğunda geçip giden kasıntı tipler için. Öyle kasmışlardır ki vücutlarını, dillerini; birazcık argo iyi gelecektir onlara. Gevşetecektir. Mısır koçanı yemiş gibi gezmeyeceklerdir ortalarda.

Argo dilin gevşemesidir. Mantık zincirinin kopması! İsteri krizinin eşiğine gelen kadınlara da -Freud'dan beri inkârın anlamı yok nasılsa zincir koparmak önerilebilir. Mutfakta yere sıçrayan yağ damlacıklarında kayıp düşen kadınlar. Bırakın onlar düşsün sandalyelerinden. Sizinle hiç ilgilenmedikleri, dilinize ruhunuza bir adım bile yaklaşamadıkları, kadın diline ezelden beri kulaklarını tıkadıkları için afallasınlar. Afallasınlar ve anlasınlar: kudretsizlerin de dili vardır...

 


Metis Yayıncılık Ltd. İpek Sokak No.5, 34433 Beyoğlu, İstanbul. Tel:212 2454696 Fax:212 2454519 e-posta:bilgi@metiskitap.com
© metiskitap.com 2020. Her hakkı saklıdır.

Site Üretimi ModusNova