ISBN13 978-975-342-316-8
13x19,5 cm, 112 s.
Bu kitabı arkadaşına tavsiye et
 

Sunuş, s. 7-9

23 Mayıs 1997'de sürpriz bir şekilde cumhurbaşkanı seçildikten sonra bütün dünyanın ilgi odağı haline gelen İran Cumhurbaşkanı Muhammed Hatemi, siyasetçi kişiliğinin yanı sıra bir kültür ve kalem adamı. Cumhurbaşkanlığından önce, 1982-92 yılları arasında on yıl Kültür ve İrşad Bakanlığı yapan Hatemi, yazı ve kitaplarına ek olarak, güzel konuşmasıyla da tanınıyor. Elbette her güzel konuşan siyasetçiyi olduğu gibi, onu da muhalifleri ve sabırsız taraftarları fazla ve boş konuşmakla, sadece laf yapıp iş yapmamakla suçluyor. Sanki konuşmak, hem de güzel konuşabilmek ve yazmak başlı başına ve önemli bir iş değilmiş gibi. Bu suçlamalar bir yana, Hatemi'nin konuşmasının güzelliği sadece belagatinden, yani konuşma biçiminden gelmiyor, belki de söylediklerinin İran toplumunun uzun süredir arzuladığı, duymak istediği şeyler olmasından kaynaklanıyor.

Söylediklerinin ve hedeflerinin güzel olması, etrafında yavaş yavaş oluşmaya başlayan efsane benzeri söylem, Hatemi'yi bir ölçüde idolleştirip, karizmatik bir kişilik haline getiriyor. Halkçılığı ve yenilikçiliği, farklılığı sürekli dilden dile dolaşıyor. Söylenti bu ya, "gençlerin sevgilisi Hatemi," bir devlet dairesine girerken, tesadüfen dairenin altındaki, gençlerin çok rağbet ettikleri küçük bir kafenin sahibi ile karşılaşıp tanışıyor. Hoşbeşten sonra, kafenin sahibi genç, "Buyrun, bir çayımızı için," deyince, çevresi korumalar ve diğer yetkililerle çevrili Hatemi, genç kız ve erkeklerle tıka basa dolu küçük kafenin içine şöyle bir bakıyor ve eşini kastederek, "Kız arkadaşım şu an yanımda değil, başka bir sefere inşallah," diyor.

Bugünün İran'ını büyük ölçüde reform hareketinin yarattığı söylenebilir. Ancak bugünkü durumun, reformcuların arzuladığı bir noktada olmadığı da açıktır. İşte Hatemi, bu reform hareketinin bayraktarı ve simgesi, onun tüm dünyaya sunduğu bir idol, modern bir idol görünümünde. Öyle ki cumhurbaşkanlığına seçilişinin birinci yılında Tahran Üniversitesi'nde çoğunluğunu öğrencilerin oluşturduğu on binlerce taraftarına hitaben yaptığı konuşmada, dinleyicilerin tepkileri ve destek sloganları, bir siyasetçiden çok, uzun süredir beklenen bir soluğun sahibine yönelik tepkiye benziyordu. Hatemi yine, yönetiminin en sıkıntılı dönemlerinde Tahran'ın kenar mahallelerinden birindeki bir camide yaptığı konuşmasında, caminin üst balkonlarındaki genç kızların "Hatemi seni seviyoruz," çığlıklarıyla karşılandı. Görüldüğü gibi İran'da, "Hatemi seni destekliyoruz," ya da "Hatemi, yanındayız," sloganları kadar, belki de ondan da çok "Hatemi seni seviyoruz," sloganları rağbette.

İran'daki reform yanlılarının, özellikle de gençlerin Hatemi ile ilişkisi, bu sloganın da gösterdiği gibi, aslında destekten çok bir sevgi ilişkisi. Ve belki de bu nedenle, bu kadar süredir verdiği sözlerin birçoğunu yerine getirememesini halk ve taraftarları bu kadar büyük bir anlayışla karşılamakta, uygulamak istediği reformların önüne çıkarılan engelleri ona, yani "sevdiklerine" yapılan bir zulüm olarak görmekte ve sabırla kötü günlerin, zulmün geçmesini, şimdilik, beklemektedir.

Hatemi, yaygın olarak bilindiği gibi, arı bir Farsça ile ve güzel konuşuyor. Bu çeviriye aldığımız, iktidarının ilk iki yılına yayılan konuşmalarında daha çok, yapmak istediklerini, uygulamak istediği reformların değişik alanlarda ne anlama geldiğini ve neleri gerektirdiğini anlatmaya çalışıyor. Konuşmalarında zaman zaman coşkulu bir üslubun izlerine rastlansa da, çoğunlukla dengeli ve ölçülü bir üslup kullanıyor. Örneğin, çok sevdiğim bir arkadaşım defalarca, Hatemi'nin "elbette" sözcüğünü ne kadar fazla ve isabetli bir şekilde kullandığı konusunda dikkatimi çekmiştir. Hatemi'nin "elbette" kelimesiyle birbirine bağladığı cümleler genellikle herhangi bir iddiayı ve düşünceyi karşıt düşüncelerle bağlantılandırmak veya dengelemek için kurulan cümlelerdir. Konuşmalarında, zaman zaman yakından takip ettiği Batı düşüncesinin kavram ve kelimelerinin Farsça karşılıklarına rastlanıyor.

Görev süresinin başlamasından itibaren hemen her vesileyle yaptığı konuşmalarda, yapmak istediklerini ve amaçlarını ayrıntılı bir şekilde anlatmaya çalışan, konuşmaları her politikacı gibi dönemin renkleri ve sıkıntılarını, coşku ve kızgınlıklarını, uyarı ve beklentilerini içeren Hatemi, kitaba aldığımız son konuşması ile de başarısızlıklarını itirafın yanı sıra, taraftarlarının yeniden cumhurbaşkanı adayı olma beklentilerini kabul etme ve aday olma nedenlerini açıklıyor. Hatemi bu konuşmayı yaparken ağladığı için yaklaşık beş dakika ara vermek zorunda kaldı.

En iyisi sizi, komşumuz İran'ın, son dört yıldır sık sık adını duyduğunuz ama belki de şimdiye kadar fikirlerini topluca öğrenme fırsatı bulamadığınız bu önemli devlet adamının konuşmaları ile baş başa bırakmak...

 


Metis Yayıncılık Ltd. İpek Sokak No.5, 34433 Beyoğlu, İstanbul. Tel:212 2454696 Fax:212 2454519 e-posta:bilgi@metiskitap.com
© metiskitap.com 2020. Her hakkı saklıdır.

Site Üretimi ModusNova