|
|
|
|
|
|
| Andrey PlatonovCan Çeviri: Günay Çetao Kızılırmak
"Biliyorum o halkı ben, orada doğmuştum," dedi Çagatayev. "Bu yüzden gönderiyorlar ya seni oraya," diye açıkladı sekreter. "Ne denirdi o halka, hatırında mı?" "Bir şey denmezdi," diye yanıtladı Çagatayev. "Ama kendi kendisine kısa bir ad vermişti." "Nasıl bir ad?" "Can. Ruh ya da tatlı hayat anlamında. O halkın, ruhundan ve kadınların, anaların ona bağışladığı tatlı hayatından başka hiçbir şeysi yoktu – halkı doğuran analardır çünkü." Sekreter kaşlarını çattı ve kederlendi. "Demek varı yoğu göğsündeki yüreğiymiş, o da çarptığı sürece..." "Sırf yüreği," dedi Çagatayev onaylayarak, "bir tek yüreği; vücudunun dışında kalan hiçbir şeye sahip değildi. Zaten hayat da onun .. Ayrıntılı bilgi için bkz. | | |
| Charles SeifeAlfa ve Omega Evrenin Başlangıcı ve Sonu Çeviri: Nedim Çatlı
Evrenin doğuşu, büyük patlama, kozmik arka plan ışıması, süpernovalar, kara delikler, kara cisimler, kırmızı devlerle beyaz cücelerin ölüm dansı, karanlık madde ve karanlık enerji, karşı-madde, atomaltı parçacıklar, uzay-zamandaki bükülmeler, genişleyen evrende madde ve hayatın muhtemel sonu... Bunlar Alfa ve Omega'da ele alınan konulardan yalnızca bazıları. Kitabın ilk bölümlerinde evrenbilimin tarihini özetleyen Seife, kökeni çok eskilere dayanan bu bilimde şimdiye dek üç devrim olduğunu ve üçüncüsünün halen büyük bir hızla devam ettiğini söylüyor. "Devrim mücadelesi gökbilimciler, evrenbilimciler ve fizikçiler tarafından pek çok cephede veriliyor: Şili dağlarının tepesinde, Kanada topraklarının derinliklerinde, Güney Kutbu'nun ıssızlığının orta yerinde ve tüm yerkürede. Alfa ve .. Ayrıntılı bilgi için bkz. | | |
| J.K. Gibson-Graham(Bildiğimiz) Kapitalizmin Sonu Siyasal İktisadın Feminist Eleştirisi Çeviri: Zeynep Gambetti
Her ikisi de araştırmacı ve aktivist olan Katherine Gibson ve Julie Graham birlikte çalışıyorlar ve kitaplarını ortak isim olarak seçtikleri J. K. Gibson-Graham adıyla yayımlıyorlar. (Bildiğimiz) Kapitalizmin Sonu, yazarların feminist teori ve Marksist siyasal iktisadın yanı sıra Jacques Derrida ve Fransız düzenleme okulundan araştırmacıların ortaya koyduğu yapıtlardan, ve aynı zamanda emek çalışmaları alanında kendi yapmış oldukları araştırmalardan yararlanarak yazdıkları çığır açıcı bir çalışma. Her şeye kadir, dokunduğu her şeyi kendisine benzeten ve kendisinden başka türlü olan her şeyi kaçınılmaz bir biçimde kendisine tabi kılacağı beklenen bir kapitalizm tasavvurunun, Marksist gelenek başta olmak üzere bütün bir sol tahayyülü tutsak almasına, solu sinizme ya da mecalsiz bir eylemsizliğe itmesine isyan ediyorlar. Özellikle son dönem feminist çalışmalardan .. Ayrıntılı bilgi için bkz. | | |
| Süreyya BerfeSeferis ile Üvez
Seferis ile Üvez, Süreyya Berfe'nin son şiirlerinden oluşuyor. İlk bölüm olan "Seferis’e İskele Işıkları" Berfe'nin şair Yorgo Seferis'e Ege'nin bu tarafından bir tür seslenişi/karşılığı olarak okunmalı, ikinci bölüm "Üvez" mevsim döngüsünü takip eden, tabiatla hemhal olmuş, "haiku" tadında kısa şiirleri bir araya getiriyor, kitabın son bölümü "Bugün Salı mı Şimdi" ise birbiriyle bakışan ancak daha bağımsız son şiirlerden oluşuyor. Ayrıntılı bilgi için bkz. | | |
| Simon CritchleySonsuz Talep Bağlanma Etiği, Direniş Siyaseti Çeviri: Tuncay Birkan
Simon Critchley Sonsuz Talep'te bir yandan içinde yaşadığımız kapitalist liberal demokrasi döneminde yoğun biçimde hissedilen siyasal hayal kırıklığının nedenlerini araştırırken, bir yandan da bu hayal kırıklığını ve doğurması muhtemel nihilist tepkileri, insanları sahiden motive etme gücü olan radikal bir siyasetle aşmanın yollarını analiz ediyor. Böyle bir siyaseti şekillendirebilecek bir bağlanma etiğinin ve bu etiğin taşıyıcısı olacak özne kavrayışının anahatlarını Kant, Marx, Levinas, Badiou, Rancière ve Lacan gibi düşünürlerin metinleriyle özgün bir biçimde hesaplaşarak çiziyor. Kitabının hedefini şöyle açıklıyor Critchley: "Fena halde adaletsiz bir dünyada adalet ne olabilir? Bir etik ihtiyacını ya da ... günümüzdeki siyasal durumla yüzleşmemizi ve onu bertaraf etmemizi sağlayabilecek normatif ilkelere duyulan ihtiyacı doğuran da bu soru işte... Ayrıntılı bilgi için bkz. | | |
| Umut Tümay ArslanMazi Kabrinin Hortlakları Türklük, Melankoli ve Sinema
"Toplumsal iktidarın duygular alanındaki hareketini Türk sinemasında takip etmeye çalışıyorum. Bizi biz yapan, Türklüğü kuran kendimiz üzerine düşünmenin ve kurduğumuz hayallerin sınırlarını çizen hikâyelerin gücünün ancak, toplumsal iktidarla duygular evreni arasındaki sıkı fıkı ilişkinin takibiyle kavranabileceğine inanıyorum. Hikâyeler uluslar için her zaman önemli oldu. Bu hikâyeler, ulusların kendilerini tanıma, kendilerinden bahsetme, kendilerine inanma biçimleriydi; kendilerine dair imgeleriydi. Aynı sebeple, uluslar kendi kendilerine anlattıkları hikâyeleri kaybetmemek için sembolik ya da fiziksel şiddete başvurabildiler. Hikâyesiz kalmamak için inanmaya devam ettiler. Buradaki temel sorum şu: Kendimize anlattığımız, bizi var eden ve kendimiz üzerine düşünmemizi belirleyen hikâyelerle bağları koparmak nasıl mümkün olur? Bu hikâyeler yerine yenilerini nasıl bırakabilir? "Bunu tartışabilmek için öncelikle Yeşilçam sinemasını bir .. Ayrıntılı bilgi için bkz. | | |
| Bülent Diken, Carsten Bagge LaustsenFilmlerle Sosyoloji Çeviri: Sona Ertekin
Filmler asla "sadece film" ya da bizleri eğlendirmeyi ve dolayısıyla dikkatimizi dağıtarak bizi toplumsal gerçekliğimizle ilgili asıl sorunlardan ve mücadelelerden uzaklaştırmayı amaçlayan hafif kurgular değildir. Filmler yalan söylerken bile toplumsal yapımızın can evindeki yalanı söylerler. Bu nedenle, elinizdeki kitabı yanlızca filmlerin toplumsal gerçeği nasıl yansıttığı ya da meşrulaştırdığıyla ilgilenenler değil, toplumlarımızın nasıl olup da kendilerini ancak filmler aracılığıyla yeniden ürettiği konusunda fikir sahibi olmak isteyenler de okumalı. Uzun lafın kısası, tam da bu sebepten dolayı Filmlerle Sosyoloji'yi hemen hemen herkes okumalı. Ayrıntılı bilgi için bkz. | |
|
|